TR Source phrase
Translation EN

examples

  • Sevgiye, şefkate bir çocuk, öksüz bir çocuk gibi susamış ve ölesiye sevgi, ölesiye şefkat dolu.
  • Benim sersemliğime şaştığını ve içinden bana karşı bir şefkat yükseldiğini gözlerinde okuyunca öpüştük.
  • Bana hak verdiklerini işitince ağlamak geldi içimden: Hak etmediğim şefkat kalbimi yumuşattığı için diyecektim, değilmiş.

meddelelsen lesbica pata joto pichona panader jævla mulherão wibrator mirtilo