TR Source phrase
Translation EN

examples

  • Havaya karışan bir pislik bulutu alt tarafını örtmüştü.
  • Hava uyum odasındaki yiyecek stoku yanına yanaşılmaz durumdaydı; bir pislik tepesinin altında kalmıştı.
  • Kendi kendine bunun sebebinin pislik ve gürültü olduğunu söyledi, ama huzursuzluk duygusu kaybolmadı.
  • Anaları edepsiz diye resimlerimizi yırtarken, babaları, ağabeyleri kadın resimlerine otuz bir çekip üzerine akıtacak; sayfalar yalnız bundan değil çamurdan, nemden, kötü zamktan, tükürükten ve türlü pislik ve yiyecek bulaşmasından birbirine yapışacak.
  • Bedenleri çarpık adamlar, pislik ve paçavralar içinde, daha da kötü görünen kadınlar.
  • “Aptallar onların pislik gibi bir kenara süpürülebileceğini söyledi.
  • Benim ve pek çok üstat nakkaşın tersine, oturup çalıştığı köşe, boyaları, fırçaları, deniz kabuğundan mühreleri, rahlesi, hepsi birbirine girmiş, karman çorman ve pislik içindeydi.
  • Bu anılar seli Bryan ve çocuklarının üstleri başları pislik içinde ve ıslanmış olarak delil arama çabalarından dönmeleriyle kesildi.

ashiki camuflado scombro pstrag ensorcele flacucho superávit esse weibl piliny