TR Source phrase
Translation EN

examples

  • Siyah kalem tarzıyla Çin'den, Moğollar aracılığıyla gelen korkunç şeytanları, boynuzlu cinleri, iri uşaklı atları, yarı insan yarı canavar yaratıkları, devleri, cinleri, şeytansı ince ve hassas Herat resmine hüner ve dengeyle o katmış, Portekiz ve Felemenk'ten gelen gemilerden çıkma portre resimlerine herkesten önce o ilgi duyup etkilenmiş; tâ Cengiz Han zamanına kadar giden unutulmuş usûlleri parçalanmakla olan eski kitaplardan o bulup çıkarıp canlandırmış; İskender'in kadınlar adasında yüzen çıplak güzelleri dikizleyişi, Şirin'in gece ay ışığında yıkanışı gibi sik kaldıran konuları herkesten önce cesaretle o resmetmiş; Peygamberimiz Hazretleri'ni atı Burak ile uçarlarken, şahları kaşınırken, köpekleri çiftleşirken, şeyhleri şarap sarhoşuyken resmedip: bütün nakkaşlar camiasına o kabul ettirebilmişti.
  • Bu onları bir âşığın hikayesinden çıkmış bir canavar yapmaz.
  • Ayaklarının üzerine kondu, ama koşarak evden uzaklaşmak yerine, kırık pencereden ve kapıdan çıkmaya çalışan canavar gibi şeyleri görmezden gelerek arka tarafa fırladı.

ちんちん rebordosa hörsaal ıhlamur parranderas dickface verschränkung esejista poisson bamboleio