TR Source phrase
Translation EN

examples

  • “Tar Valon’dan ayrılmadan önce burada Trolloclar ve bir Myrddraal bulacağımı bilseydim, yanımda yarım düzine, bir düzine kardeş getirirdim.
  • Kesin olarak bildiğimiz tek şey, atalarımızla kardeş soyların, çok kısa bir süre sonra, şimdi izini süremediğimiz bir yolculuğa çıkmış oldukları.
  • Biz, aynı kadına âşık iki erkek, o önde, farkına hiç mi hiç varmadığı ben arkasında, İstanbul'un sokaklarında döne kıvrıla ine çıka ilerler, köpek sürülerinin savaşlarına ayrılmış ıssız sokaklardan, cinlerin beklediği yangın yerlerinden, kubbelerine meleklerin yaslanıp uyuyakaldığı camilerin avlularından, ruhlarla mırıl mırıl konuşan servi ağaçlarının yanı başından, hayaletlerin kaynaştığı karla kaplı mezarlıkların kenarından, adam gırtlaklayan haydutların az ötesinden, bitip tükenmez dükkânların, ahırların, tekkelerin, mumhanelerin, saraçların, duvarların arasından kardeş kardeş geçer giderken, ben onu takip değil, taklit ettiğimi düşünüyorum.
  • Üç kardeş arasındaki belirgin farklılık Lucy’nin ilk anda dikkatini çekmişti.
  • O da benim gibi meddaha gülebiliyordu, ama kolunun benim kolumun yanıbaşında kardeş kardeş durmasından mı, fincanı tutan kıpır kıpır parmaklarının huzursuzluğundan mı neden bilmiyorum, onun da benim soyumdan olduğuna hükmediverdim ve birden dönüp suratına dik dik baktım.
  • "Sana kardeş ve kaderdaş dostluğu sunuyor ve şunu bir düşünmeni, ona yardım etmeni istiyor.
  • “Şereflendirme yok, küçük kardeş.
  • İnsanların gökyüzüne ve yıldızlara hükmettiği Çağlar, insanların hayvanlarla kardeş olup kükrediği Çağları.
  • “Seni görmek güzel, küçük kardeş.
  • ""Ireç'in, Siyavuş'un gırtlaklarının, şimdi senin bana yaptığın gibi arkadan kılıç dayanarak zalimce ve haince kesilmesi, kardeş kıskançlığı yüzündendir.
  • Üç erkek kardeş atılarak bunları büyük bir özenle topladılar.

contar duxes flemmes ingatlant viejo upoważnienie cornalitos statistischer misericordiosi herrenzimmer