TR Source phrase
Translation EN

examples

  • Ama bunu söylersem, nâkkaşlar bölüğünün kıskançlıktan kuduran sıradan nakkaşları, açık verecek bir söz ettim diye üzerime gelirler de bu işi onlardan daha çok sevdiğimi kanıtlamak için pirinç üzerine ağaç resmederim.
  • Umarım şu ateşin başına çıkıp gelirler.
  • Kendileri de aşk hikâyelerine bayıldıkları ve Çelebi'yi çok sevip saydıkları için aşkına da önce saygı duyarlar, bir iki şakasını edip görmemezlikten gelirler.
  • Bütün ömrümü birlikte geçirdiğim nakkaş kardeşlerimin çoğu her akşam gelirler.
  • Bazen Shangtai Yurdu’na gelirler.
  • Birkaç ağabeyim var ama onlar buraya çok ender gelirler.

escapista ponedora patrullera rocola intercessao nota obtenable podpora chochitas wachsmalstife